2026 yılına girerken açıklanan hizmet sektörü verileri, ilk bakışta ılımlı bir toparlanmaya işaret ediyor. Hizmet üretiminin aylık bazda yüzde 1,0 artması, ekonomide çarkların dönmeye devam ettiğini gösteriyor. Ancak grafikler detaylandırıldığında, büyümenin homojen değil, seçici olduğu net biçimde görülüyor.
Grafik 1, hizmet alt sektörlerinde aylık değişimi ortaya koyuyor. Bu grafikte en dikkat çekici kalem ulaştırma ve depolama hizmetleri. Yüzde 3,3’lük artış, lojistik, ticaret ve sanayi faaliyetlerinin hizmet sektörünü yukarı çektiğini gösteriyor. Bu alan, aynı zamanda ekonomik aktivitenin en hızlı tepki veren göstergelerinden biri.
Aynı grafikte gayrimenkul hizmetlerinin aylık bazda yeniden artıya dönmesi (%0,7) önemli bir sinyal. Bu durum, konut ve ticari gayrimenkulde fiyatlardan çok işlem hacminin dipten toparlanmaya başladığını düşündürüyor.
Buna karşın bilgi ve iletişim, mesleki-bilimsel-teknik ile idari ve destek hizmetlerinde aylık daralma dikkat çekiyor. Bu tablo, şirketlerin maliyet baskıları altında zorunlu olmayan hizmet alımlarını ertelediğini ya da daralttığını gösteriyor.
Grafik 2 ise yıllık bazdaki görünümü ortaya koyuyor. Yıllık değişimlerde konaklama ve yiyecek hizmetleri (%5,2) ile bilgi ve iletişim hizmetleri (%5,0) talep tarafında güçlü kalmayı sürdürüyor. İç turizm ve dijitalleşme, bu iki alanı yukarıda tutan temel faktörler olarak öne çıkıyor.
Buna karşılık gayrimenkul hizmetleri, yıllık bazda yüzde 0,5’lik gerilemeyle negatif bölgede kalan tek sektör. Bu veri, gayrimenkul piyasasında fiyat artışlarının işlem sayısına aynı ölçüde yansımadığını ve sektörün hâlâ bir denge arayışı içinde olduğunu gösteriyor.
Özetle grafiklerin söylediği şu:
Hizmet sektöründe büyüme sürüyor, ancak bu büyüme her sektöre eşit dağılmıyor. Reel ekonomiyle doğrudan bağlantılı alanlar öne çıkarken, bilgi ve destek hizmetlerinde daha temkinli bir seyir izleniyor. 2026 boyunca hizmet sektöründe manşet rakamlardan çok, sektör bazlı ayrışmaların belirleyici olması bekleniyor.
Kaynak: TÜİK