Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen “Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü” soruşturmasına ilişkin yeni detaylar kamuoyuna yansıdı.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Diyarbakır’daki temasları sırasında soruşturmayla ilgili açıklamalarda bulundu.
Çiftçi, operasyonun dini bir cemaatin tamamına yönelik olmadığını vurgularken, soruşturmanın yapının üst yönetimi ve mali faaliyetleri üzerinde yoğunlaştığını söyledi.
Bakan Çiftçi: “Üst yönetimin kullandığı Glooper diye bir uygulama var”
Soruşturmayla ilgili en dikkat çekici açıklamalardan biri haberleşme yöntemi konusunda geldi.
Çiftçi, yapının üst kademesindeki isimlerin “Glooper” adlı bir uygulama kullandığını söyledi.
Bakan Çiftçi’nin açıklamasına göre üst yönetimdeki kişiler uygulamaya üç aşamalı doğrulama sistemiyle giriş yapabiliyor.
Çiftçi, bu durumu geçmişte FETÖ üyelerinin kullandığı ByLock uygulamasına atıfta bulunarak değerlendirdi.
Söz konusu uygulamanın teknik özellikleri, kullanıcı sayısı ve soruşturma kapsamında elde edilen verilerin niteliğine ilişkin ise henüz ayrıntılı resmi bilgi paylaşılmadı.
Köln’de 70 milyon euroluk merkez iddiası
Bakan Çiftçi’nin açıklamasındaki bir diğer önemli başlık Almanya oldu.
Çiftçi, Almanya’nın Köln kentinde yaklaşık 70 milyon euro değerinde büyük bir genel merkez inşa edildiğini söyledi.
Bakan, merkezin tamamlanması durumunda yapının faaliyetlerinin önemli bölümünün buraya taşınmasının planlandığını ileri sürdü.
Köln’deki projeye ilişkin mali kaynakların ve soruşturmadaki para hareketleriyle bağlantısının bulunup bulunmadığına ilişkin incelemelerin sürdüğü değerlendiriliyor.
“Operasyon geniş kesimlere yönelik değil”
İçişleri Bakanı Çiftçi, soruşturmanın dini inançları nedeniyle kişilere yönelik yürütülmediğinin altını çizdi.
Çiftçi, alt kademedeki dini faaliyetlere katılan kişiler ile yapının üst yönetiminde bulunduğu ve mali yapılanmayı yönettiği iddia edilen isimlerin birbirinden ayrılması gerektiğini söyledi.
Operasyonun “üst örgüte ve üst yönetime” yönelik olduğunu ifade eden Çiftçi, geniş kesimleri hedef alan bir operasyon bulunmadığını belirtti.
“Büyük para ve mal varlığı hareketleri var”
Çiftçi, Alihan Kuriş’in 2016 yılında yapının başına geçtiğini belirterek bu tarihten sonraki dönemde büyük miktarda para ve mal varlığı hareketleri tespit edildiğini söyledi.
Bu açıklama, MASAK tarafından hazırlanan raporda yer alan milyarlarca liralık banka hareketleri ve şirketler arasındaki para transferleriyle birlikte değerlendiriliyor.
Daha önce kamuoyuna yansıyan MASAK raporunda, soruşturmaya konu şirketlerde yüksek miktarda nakit yatırma ve çekme işlemleri ile yurt dışına gerçekleştirilen büyük tutarlı transferler mercek altına alınmıştı.
32 kişi tutuklanmıştı
Soruşturma kapsamında gerçekleştirilen operasyonlarda yakalanan 38 şüpheliden, aralarında Alihan Kuriş’in de bulunduğu 32 kişi tutuklanmış, 6 kişi hakkında ise ev hapsi şeklinde adli kontrol kararı verilmişti.
Firari şüphelilere yönelik çalışmalar da devam ediyor.
Soruşturmanın önceki aşamasında firari Hilmi Tuna Kuriş’e yönelik yapılan aramalarda kaynağı araştırılan 200 kilogram külçe altın ele geçirilmişti.
Son olarak Bakan Çiftçi’nin açıkladığı “Glooper” uygulaması ve Köln’deki 70 milyon euroluk merkez iddiasıyla birlikte soruşturmanın uluslararası ve dijital boyutları da gündeme gelmiş oldu.
Dosyadaki suçlamaların kesinleşmiş bir mahkeme hükmü olmadığı, soruşturma ve yargılama sürecinin devam ettiği unutulmamalı.
