ABD’nin eski Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi James Jeffrey, Washington’un Kürtlerle ilişkisine yönelik “ihanet” eleştirilerine karşı çıktı. Jeffrey, ABD’li yetkililerin Kürt tarafına en başından itibaren ilişkinin IŞİD’le mücadeleye dayalı, geçici ve taktiksel olduğunu açıkça ifade ettiğini söyledi.

Amerika’nın Sesi’ne (VOA) değerlendirmelerde bulunan Jeffrey, Obama yönetiminden bu yana Kürtlere kalıcı bir siyasi ya da askeri güvence verilmediğini vurguladı. ABD’nin, Kürtleri Esad rejimi veya diğer bölgesel aktörlere karşı savunacağına dair bir taahhütte bulunmadığını dile getirdi.

Jeffrey, “Kürtlere hiçbir zaman zamanla bir Kürt bölgesi kurulacağı ya da onları yeni Suriye yönetimine karşı askeri güçle savunacağımız yönünde bir söz verilmedi. İlişkimizin IŞİD’i ortadan kaldırmaya yönelik geçici ve taktiksel bir ortaklık olduğu baştan beri söylendi” dedi.

ABD’nin Suriye Yaklaşımı: BM 2254 Sayılı Karar

Suriye’nin geleceğine ilişkin ABD politikasının, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı kararı çerçevesinde şekillendiğini belirten Jeffrey, Kürtlere de siyasi çözümden yana olduklarının defalarca aktarıldığını söyledi.

2015 yılında oybirliğiyle kabul edilen söz konusu karar, Suriye genelinde ateşkes sağlanmasını ve ülkenin birliği ile toprak bütünlüğü korunarak siyasi geçiş sürecinin başlatılmasını öngörüyor.

“Sahadaki Ortaklarımız İkiye Ayrıldı”

Jeffrey, Ahmed Şara liderliğindeki Suriye geçici hükümetinin, uluslararası toplumun desteğiyle 2254 sayılı karar doğrultusunda adımlar atmaya çalıştığını ifade etti. Şara’nın IŞİD’e karşı uluslararası mücadeleye katılma iradesi göstermesiyle sahadaki ortakların Ahmed Şara yönetimi ve SDG olmak üzere ikiye ayrıldığını belirtti.

ABD’li diplomat ayrıca, İsrail dışındaki bölge ülkelerinin büyük bölümünün Suriye’nin birleşmesi gerektiği görüşünde olduğunu ve Washington’un da bu politikayı desteklediğini vurguladı.

Trump–Erdoğan Temasları ve Kürt Bölgeleri

Rojava’da Suriye Arap Ordusu’nun Kürt güçlerine yönelik saldırıları sırasında ABD’nin, şiddeti önlemek amacıyla Türk ve Suriyeli yetkililerle yoğun diplomasi yürüttüğünü anlatan Jeffrey, liderler düzeyinde doğrudan temaslar kurulduğunu söyledi.

Jeffrey, “Kürt bölgelerine yönelik saldırıların durdurulması ve gerilimin düşürülmesi için doğrudan telefon görüşmeleri yapıldı. ABD’nin yaklaşımı çatışmayı engellemekti” ifadelerini kullandı.

ABD–Kürt İş Birliği Sürecek mi?

Suriye’deki son gelişmelere rağmen ABD ile Kürtler arasında IŞİD’e karşı iş birliğinin sürebileceğini savunan Jeffrey, Kürt güçlerinin tamamen tasfiye edilmesini istemediklerini belirtti.

Jeffrey, “Kürt güçlerinin Suriye ordusuyla entegre olmasını ve güçlü bir yerel yönetime sahip olmalarını istiyoruz. Sahadaki en gerçekçi çözüm bu” dedi.

Suriye İçin Eyalet Sistemi Önerisi

Suriye’nin anayasal yapısına da değinen Jeffrey, Irak’takine benzer bir eyalet ya da valilik sistemi önerdi. Ancak Irak Kürdistanı benzeri bir bölgesel statünün Suriye’de uygulanabilir olmadığını ifade etti.

Jeffrey, valilerin halk tarafından seçildiği, yerel polis ve bütçeye sahip bir yapının Suriye’deki Kürtler için daha gerçekçi bir yol olabileceğini söyledi. (Haber Merkezi)