İran Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü Muhammed Ekreminiya, devlet televizyonunda katıldığı programda ABD’nin Orta Doğu politikalarına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. ABD’nin 1970’li yıllardan itibaren bölgeye yerleştiğini belirten Ekreminiya, Washington’un üç temel hedef doğrultusunda hareket ettiğini ifade etti.
Bu hedeflerin komünizmin yayılmasının engellenmesi, petrol akışının Batı’ya güvenli şekilde sağlanması ve İsrail’in güvenliğinin garanti altına alınması olduğunu söyleyen Ekreminiya, günümüzde ABD politikalarının 2026 Ulusal Güvenlik Stratejisi Belgesi’nde açıkça yer aldığını kaydetti.
“ABD, Siyonist rejimi savunma taahhüdünü sürdürüyor”
11 Eylül saldırıları sonrası ABD’nin yaklaşımında kısmi değişiklikler yaşandığını belirten Ekreminiya, Trump yönetimi döneminde yayımlanan Ulusal Güvenlik Belgesi’nde ABD’nin önceliğinin Amerika kıtası olarak belirlendiğini ancak İsrail’in güvenliğinin hâlâ temel hedefler arasında bulunduğunu söyledi.
İran’a yönelik yaptırımların, kültürel baskıların ve “azami baskı” politikalarının hibrit savaşın parçası olduğunu vurgulayan Ekreminiya, Washington’un uzun süredir İran’ı zayıflatmaya yönelik sistematik adımlar attığını dile getirdi.
“Düşmanın en küçük hatasına derhal karşılık veririz”
Muhtemel bir ABD saldırısına ilişkin konuşan Ekreminiya, İran ordusuna açık talimat verildiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Eğer düşman akılsızca bir adım atar ve yeniden hesap hatasına düşerse, buna derhal karşılık veririz. 12 günlük savaşta düşmana zaman tanımanın doğru olmadığını gördük. Bu nedenle herhangi bir saldırıya gecikmeden yanıt verilmesi kararlaştırıldı.”
“Narsist ve hayalci bir yönetimle karşı karşıyayız”
ABD yönetimine ilişkin öngörüde bulunmanın zor olduğunu söyleyen Ekreminiya, Trump yönetimini “sürekli söylem değiştiren, narsist ve hayalci” olarak tanımladı. İran’ın savaş senaryolarına hazır olduğunu belirten sözcü, temel görevlerinin güvenliği sağlamak ve caydırıcılığı güçlendirmek olduğunu ifade etti.
ABD’den sınırsız taviz talebi
ABD’nin geçmişte İngiltere’nin uyguladığı “topçu gemisi diplomasisi”ne benzer bir yöntem izlediğini dile getiren Ekreminiya, Washington’un İran’dan sınırsız taviz talep ettiğini söyledi.
ABD’nin uranyum zenginleştirmenin sıfırlanmasını ve füze kapasitesinin sınırlandırılmasını istediğini aktaran Ekreminiya, olası bir saldırının karşılıksız kalmayacağını vurguladı.
“ABD üsleri menzilimizde”
ABD’nin bölgedeki askeri varlığına dikkat çeken Ekreminiya, İran’ın yarı ağır silahlar, insansız hava araçları ve füzelerle ABD üslerini hedef alabilecek kapasiteye sahip olduğunu söyledi.
Ekreminiya, böyle bir çatışmanın kısa sürede sona ermeyeceğini belirterek şu uyarıda bulundu:
“Bu tür bir saldırı, Siyonist rejimden ABD üslerinin bulunduğu ülkelere kadar tüm Orta Doğu’yu kapsayan bir yangına dönüşür.”
Savaş sonrası hazırlık seviyesi artırıldı
İran-İsrail arasında yaşanan 12 günlük çatışmanın ardından askeri hazırlık seviyesinin önemli ölçüde yükseltildiğini ifade eden Ekreminiya, zarar gören hava savunma sistemlerinin yenilendiğini ve yeni savunma sistemlerinin envantere alındığını söyledi.
Kara, deniz ve hava kuvvetlerinde yüksek seviyede hazırlık sağlandığını belirten Ekreminiya, elde edilen tecrübelerin savunma kapasitesini güçlendirdiğini aktardı.
“ABD uçak gemileri hipersonik füzelere karşı savunmasız”
ABD donanmasının Orta Doğu’daki varlığına da değinen Ekreminiya, uçak gemilerinin modern savaşlarda önemli olduğunu ancak İran’ın füze ve hipersonik sistemleri karşısında savunmasız kalabileceğini söyledi.
Kaynak: Haber Merkezi
