Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve kamuoyunda “Süleymancılar operasyonu” olarak anılan soruşturmada dosya her geçen gün genişliyor.
Başsavcılığın “Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü” olarak nitelendirdiği yapılanmaya yönelik soruşturma kapsamında 13 Ağustos'ta 17 ilde eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi.
Toplam 49 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilirken, şüphelilere ait 43 adres ile bağlantılı şirketlere ait 80 adreste arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirildi.
Soruşturmanın merkezinde “suç örgütü kurma ve yönetme”, “suç örgütüne üye olma”, “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama”, “kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık” ve “Vergi Usul Kanunu'na muhalefet” suçlamaları bulunuyor.
Alihan Kuriş dahil 32 kişi tutuklandı
Operasyon kapsamında yakalanan 38 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına sevk edildi.
Savcılık ifadelerinin ardından 38 şüphelinin tamamı tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine gönderildi.
Mahkeme, aralarında Alihan Kuriş'in de bulunduğu 32 şüphelinin tutuklanmasına karar verdi.
Diğer 6 şüpheli hakkında ise ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulandı.
Böylece soruşturmanın en önemli aşamalarından biri 16 Ağustos itibarıyla tamamlanırken, yakalanamayan şüphelilere yönelik çalışmalar devam ediyor.
Bugün yeni gelişme: 200 kilo külçe altın bulundu
Soruşturmada 16 Ağustos günü dikkat çekici yeni bir gelişme daha yaşandı.
Tutuklanan Alihan Kuriş'in firari durumdaki kardeşi Hilmi Tuna Kuriş'e yönelik yürütülen arama çalışmaları kapsamında bir adreste arama yapıldı.
Adli kaynaklardan aktarılan bilgilere göre söz konusu adreste kaynağı belirsiz 200 kilogram külçe altın ele geçirildi.
Altınların güncel piyasa değerinin yaklaşık 1 milyar 340 milyon lira olduğu bildirildi.
Altınların kaynağı ve soruşturma kapsamındaki mali hareketlerle bağlantısının bulunup bulunmadığı yürütülecek incelemelerle belirlenecek.
MASAK'ın 168 sayfalık raporunda ne var?
Soruşturmanın en önemli dayanaklarından birini Mali Suçları Araştırma Kurulu'nun (MASAK) hazırladığı rapor oluşturuyor.
168 sayfalık raporda, soruşturmayla bağlantılı olduğu değerlendirilen şirketler arasındaki yüksek tutarlı para transferleri, nakit yatırma ve çekme işlemleri ile yurt dışı para hareketleri ayrıntılı şekilde incelendi.
Rapordaki en dikkat çekici şirketlerden biri Güleryüz Kuyumculuk Turizm ve Otomotiv AŞ oldu.
Şirketin 2017-2026 dönemindeki toplam bankacılık işlem hacminin 66 milyar 211 milyon lirayı aştığı belirlendi.
Aynı dönemde şirket hesaplarında;
17,26 milyar liralık para girişi, 18,32 milyar liralık para çıkışı, 26,21 milyar liralık nakit yatırma, 4,41 milyar liralık nakit çekmeişlemi tespit edildi.
MASAK raporunda özellikle yüksek miktardaki nakit hareketlerinin kaynağı ve şirketler arasındaki transferlerin niteliği incelemeye alındı.
Suudi Arabistan ve BAE'ye milyarlarca liralık transfer
MASAK raporundaki bir diğer önemli başlık ise İstanbul Hisar Turizm ve Ticaret AŞ'nin yurt dışı para hareketleri oldu.
Şirketin Suudi Arabistan bağlantılı hesaplara yaklaşık 4,86 milyar lira, Birleşik Arap Emirlikleri bağlantılı hesaplara ise yaklaşık 3,16 milyar lira para çıkışı gerçekleştirdiği belirlendi.
Raporda ayrıca ABD, Almanya, İngiltere, İsrail, Özbekistan, Hindistan, Kazakistan, Fas, İspanya, Ürdün, Bosna Hersek, Sri Lanka, Endonezya ve Arnavutluk gibi ülkelerdeki hesaplarla gerçekleştirilen işlemler de yer aldı.
Bu işlemlerin hangi amaçlarla yapıldığı ve suçtan kaynaklanan bir gelirle bağlantılı olup olmadığı soruşturma kapsamında araştırılıyor.
1,3 milyar sermaye, 34 bin liralık banka hareketi
MASAK'ın dikkat çektiği şirketlerden biri de İstanbul Hisar Sağlık Yatırım ve Turizm Ticaret AŞ oldu.
18 Kasım 2025 tarihinde kurulan şirketin sermayesinin 1 milyar 358 milyon 236 bin lira olduğu belirlendi.
Ancak şirketin banka hesaplarında görülen toplam işlem hacminin yalnızca 34 bin 176 lira seviyesinde kaldığı tespit edildi.
Şirketin brüt ve net satışlarının sıfır olduğu, mal alım veya satım kaydının bulunmadığı da raporda yer aldı.
MASAK, çok yüksek sermayeye rağmen aktif ticari hayatının bulunmamasını “oldukça dikkat çekici” olarak değerlendirdi.
Milyonlarca dolar geldi, kısa süre sonra nakit çekildi
Raporda Akdeniz Toros Et ve Et Mamulleri Sanayi ve Dış Ticaret AŞ'nin hesaplarına yapılan döviz transferleri de mercek altına alındı.
Temmuz 2018'de şirket hesabına birer gün arayla 2,5 milyon dolar ve 2,6 milyon dolar gönderildiği, takip eden süreçte milyonlarca doların nakit olarak çekildiği tespit edildi.
Benzer şekilde farklı tarihlerde yurt dışından gelen yüksek tutarlı dövizlerin kısa süre içerisinde nakit çekildiği veya bağlantılı şirketlere aktarıldığı belirlendi.
MASAK, özellikle yüksek miktardaki nakit girişlerinin kaynağının açıklığa kavuşturulması gerektiği değerlendirmesinde bulundu.
Vakıf ve şirketler arasındaki para transferleri inceleniyor
Soruşturma yalnızca ticari şirketlerin hesaplarıyla sınırlı değil.
MASAK raporunda Gümüşsoy Sevim Kuran Okutma Vakfı'nın 2017-2026 yılları arasında yaklaşık 567 milyon liralık bankacılık işlem hacmine sahip olduğu belirtildi.
Raporda vakıf hesaplarına yapılan bağış ve nakit girişlerinin ardından farklı şirketlere yüksek tutarlı transferler gerçekleştirildiği tespitine yer verildi.
Vakıftan Ümran Eğitim AŞ'ye 142 ayrı işlemde yaklaşık 52,1 milyon lira, Yavuzlar Grup İnşaat'a ise 83 işlemde yaklaşık 38,9 milyon lira gönderildiği kaydedildi.
MASAK: Organize çalışma şüphesi oluştu
Raporda incelenen şirketlerin önemli bölümünün finansal işlem hacimlerinde özellikle 2020 sonrasında, daha belirgin olarak ise 2022'den itibaren ciddi artışlar yaşandığı belirtildi.
Yüksek miktarda nakit yatırılması, kaynağı açıklanmaya muhtaç para girişleri ve bu paraların kısa süre içinde farklı şirketlere aktarılması raporun ortak bulguları arasında yer aldı.
MASAK, incelenen finansal işlemlerin “organize bir çalışma sonucunda gerçekleştirilmiş olabileceği yönünde şüphe oluştuğu” değerlendirmesinde bulundu.
Bu değerlendirmeler henüz kesinleşmiş bir mahkeme hükmü niteliği taşımıyor. Soruşturmadaki suçlamalara ilişkin nihai hukuki durum yargılama sürecinin sonucunda belirlenecek.
Bakan Gürlek: Dini bir cemaate yönelik operasyon değil
Soruşturmanın kamuoyunda “Süleymancılar operasyonu” olarak anılması üzerine Adalet Bakanı Akın Gürlek de operasyonun niteliğine ilişkin açıklama yaptı.
Gürlek, soruşturmanın herhangi bir dini görüşe, cemaate veya sivil toplum kuruluşuna yönelik olmadığını belirterek, dosyanın uzun süredir takip edilen mali yapılanmaya ilişkin bir soruşturma olduğunu ifade etti.
Bu nedenle adli makamların soruşturması, Süleymancılar olarak bilinen yapının dini faaliyetlerinden ziyade Alihan Kuriş ve soruşturmada adı geçen kişiler ile şirketlerin mali ve ticari faaliyetleri üzerinde yoğunlaşıyor.
Soruşturmada bundan sonra ne olacak?
Alihan Kuriş'in de aralarında bulunduğu 32 şüphelinin tutuklanması soruşturmayı sona erdirmiyor.
Firari şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmalar devam ederken, MASAK raporunda tespit edilen şirket hesapları, yurt dışı para transferleri, taşınır ve taşınmaz mal varlıkları ile el konulan 200 kilogram altının kaynağına ilişkin incelemelerin sürmesi bekleniyor.
Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında yeni gözaltı kararları, mal varlığı tedbirleri veya şirketlere ilişkin yeni adli kararların gündeme gelmesi de mümkün.
Dosyadaki iddiaların hangilerinin suç teşkil edip etmediğine ise yürütülecek yargılama sonucunda mahkemeler karar verecek.