Türkiye’de son yıllarda konut üretimi artarken, boş konut sayısında da dikkat çekici bir yükseliş yaşanıyor. Ancak buna rağmen özellikle büyük şehirlerde kira fiyatlarında beklenen düşüş gerçekleşmiyor. Aksine, kiralar yüksek seviyesini korumaya devam ediyor.
Uzmanlar, bu durumun yalnızca arz-talep dengesiyle açıklanamayacağını belirtiyor. Boş konutların önemli bir bölümünün yatırım amacıyla alındığı, piyasaya kiralık olarak sunulmadığı ifade ediliyor.
YATIRIM AMAÇLI KONUTLAR ETKİLİ
Gayrimenkul uzmanlarına göre, konut sahiplerinin bir kısmı fiyatların daha da artacağı beklentisiyle evlerini boş tutmayı tercih ediyor. Bu durum, fiili kiralık konut arzını düşürerek fiyatların yukarıda kalmasına neden oluyor.
Ayrıca kısa süreli kiralama (günlük–haftalık) modelinin yaygınlaşması da uzun dönemli kiralık konut sayısını azaltan etkenler arasında gösteriliyor.
MALİYETLER KİRALARA YANSIYOR
Artan inşaat maliyetleri, bakım giderleri, aidatlar ve vergiler de kira fiyatlarını doğrudan etkiliyor. Ev sahipleri, yükselen maliyetleri kira bedellerine yansıtarak gelir kaybını telafi etmeye çalışıyor.
Ekonomistler, özellikle enflasyonist ortamda konutun güvenli yatırım aracı olarak görülmesinin, kiraların aşağı yönlü hareketini sınırladığını vurguluyor.
UZMANLARDAN UYARI
Uzmanlar, kalıcı çözüm için yalnızca yeni konut üretiminin yeterli olmadığını belirtiyor. Kiralık konut arzını artıracak teşvikler, boş konutların piyasaya kazandırılması ve sosyal konut projelerinin yaygınlaştırılması gerektiğine dikkat çekiliyor.
Aksi halde, boş konut sayısı artsa bile kiraların uzun süre yüksek seviyelerde kalmaya devam edebileceği ifade ediliyor.